Cumhuriyet tarihinin en şaibeli siyasi iktidarı, son aylarda gözü dönmüşçesine yargıyı kullanarak siyasi operasyonlar yapıyor.

Belediyelere kayyum, gazetecilere gözaltı.

CHP’yi karıştırmak için elinden geleni ardına koymuyorlar.

Çünkü yönetemez hale getirdikleri ülkenin sorunları konuşulmasın istiyorlar.

Bolu’da yangın faciasının üstünü nasıl örtmeye çalıştılarsa, hergün bir yenisi patlak veren skandalları konuşulmasın istiyorlar.

6 Şubat’ta depremin meydana şehirlerimizde, depremin yıldönümünde depremzedeler ile birlikteydik.

İktidar sahipleri ise salonlarda, işadamlarına plaket vermekle meşguldü.

Depremzedenin yüzüne bakacak halleri yok.

Verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı.

Kendi açıkladıkları rakamlara göre depremden etkilenen 11 il genelinde bulunan 397 konteyner kentte Ocak 2025 itibariyle toplamda 651.958 kişi konteynerlerde hayatını devam ettiriyor.

Son iki yılda konteyner kentlerde yaşayan yurttaşların sayısında sadece yüzde 7,78 oranında bir azalma olmuş.

Gaziantep'te bulunan 11 konteyner kentte 49.618 kişi yaşıyor.

Saray’dakilerin bundan haberi yok.

Onlar üç uçakla Malezya’ya gidiyorlar.

Ankara Altındağ'daki bakkal, "Bir adet bebek bezini 7,5 liraya satıyorum. Paket alabilen kimse yok” diyor.

Vatandaş ucuz et alabilmek için Et ve Süt Kurumu önünde sabahın köründe, soğuk havada uzun kuyruklar oluşturuyor.

Gaziantep’te işçiler açlık sınırındaki maaşlarına zam için eylem yapıyor. 

Vatandaş umurlarında değil.

Tek dertleri CHP. Muhalefeti karıştırmak, memleketi karıştırmak derdindeler.

Bazılarının kafası karışabilir ama bizim net.

Partimiz iktidara yürüyor. Kongreye soruşturma bizi bölemez.

Yargı aparatıyla yapılan siyasi operasyonlar birliğimizi bozamaz.