Biri benim 23 Nisan,1 Mayıs,19 Mayıs,30 Ağustos ve 29 Ekim'imi kutlayınca çok mutlu oluyorum,diyor ve hemen sözlerime başucu kitaplarımdan olan Nutuk’tan yaptığım alıntıyla devam ediyorum;

"Temel ilke,Türk ulusunun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır.Bu ilke ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir.Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun,bağımsızlıktan yoksun bir ulus,uygar insanlık dünyası karşısında uşak olmak konumundan daha yüksek bir muameleye layık olamaz.

Yabancı bir devletin koruma ve kollayıcılığını kabul etmek,insanlıktan yoksunluğu,güçsüzlük ve uyuşukluğu kabul etmekten başka bir şey değildir.Gerçekten bu seviyesizliğe düşmemiş olanların,başlarına isteyerek bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.

Oysa,Türk’ün onuru,gururu ve yeteneği çok yüksek ve büyüktür.Böyle bir ulus tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!..

O halde,ya istiklâl ya ölüm!

İşte gerçek kurtuluş isteyenlerin parolası bu olacaktır."

Kurtuluşa giden yoldur 19 mayıs,Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcıdır bugün.

19 mayıs 1919,Bandırma vapuru içinde 30 kişilik bir heyeti değil,milletinin kaderini omuzlarında taşıyan bir lideri indirdi.Hayalperest Mustafa Kemal Paşa bağımsızlık uğruna,bir milletin duygularını sömürecek,hepsini ölüme sürükleyecekti.Ama tarih öyle yazılmadı,hayalperest paşa,Ulu Önder Atatürk oldu,sömürülmüş duygular,vatanperver duygular oldu.

İşte o vapur bir milletin kaderini taşıdı,o günden sonra milletin kaderi Mustafa Kemal ile birleşti.

Bağımsızlık için,o günün durum ve şartlarına bakmadan,vazgeçmeden ülküsüne inandı ve başardı,600 yıldır padişahların gölgesinde kalmış milletini kendi arkasına aldı ve en büyük eserim dediği Türkiye Cumhuriyeti’ni yarattı.

Bu cumhuriyeti yaşatacağına ve ilelebet muhafaza edeceğine inandığı ve en çok güvendiği,baştan yarattığı ulusun tohumlarına,gençlere,bizlere emanet etti.

Kutsal ve birbirini tamamlayan 2 büyük ülkü için,türk coğrafyasında ulusal bağımsızlık ve milli egemenlik anlayışlarının gerçekleştirilmesi için girişilen destansı mücadelenin,kendisine ulu önderini bulduğu günün 106. yıl dönümü,kalbi bağımsızlık ve hürriyet için heyacanla atan tüm gençlere ve yurttaşlara Atatürk'ü anma ve gençlik bayramımız kutlu olsun!

Bugün,19 mayıs yalnızca bir tarih değildir.

Bugün bu ruhu taşıyan her genç;Mete Han’ın disipliniyle,Bilge Kağan’ın uyarısıyla,Atatürk’ün vizyonuyla yürümektedir.Gençlik bayramı,bir anma değil;bir hatırlayıştır.Kim olduğunu,nereden geldiğini ve nereye gideceğini...

Ben bu Cumhuriyet'in bir genci olarak bizlere bıraktığın yüce eserine,

"Ey Türk gençliği!

Birinci vazifen Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir." hitabenin başlangıcında söylediğiniz gibi ilelebet muhafaza ve müdafaa etmeye devam edeceğim Atam.

Ülkünüz,yolunuzda yürüdüğüm sürece benim gurur ve onur kaynağımdır!

Ey büyük Atatürk!Açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım türk varlığına armağan olsun!