Konya karşılaşmasını değerlendirmeden önce kısaca Eyüp ve Beşiktaş karşılaşmalarına değinmek istiyorum; hem Eyüp karşılaşmasında hem de Beşiktaş karşılaşmasında takım kurgusu yine her zaman olduğu gibi 4-5-1 biçimindeydi, bu kurgu hoşuma gitmese de uygun oyuncularla oluşturulduğunda sorun oluşmuyor, her iki karşılaşmada da tam anlamıyla uygun oyunculardan oluşturulmamıştı ama istekli ve hırslı oyunla iki karşılaşmayı da kazanmıştık. Bu iki karşılaşmayı kazanmamızda oynadığı karşılaşmalarda takıma hiç katkısı olmaya Quentin Dubin’in oynatılmamasının etkisi olduğu kanısındayım.

Bu iki karşılaşmalardan önceki Trabzon karşılaşmasında da aynı kurguyla oynatılmıştı takım, ama oyunda Qentin vardı, Konya karşısında da oyuna Quentin ile başlandı, neyse ki yetersizliği görüldü ve ikinci yarıya başlanırken oyundan çıkarıldı. Selçuk hoca ve ekibinden bu oyuncudan vazgeçmeleri konusuna önceki yazılarımda da ısrarla değinmiştim, artık yeter, takıma katkısı olmayan bu oyuncuyu oynatıp takıma katkı sunan oyuncuları yedekte tutarak küstürmeyi bırakın lütfen.

Ne demek istediğimi Beşiktaş karşılaşmasında oyuna sonradan alınan ve yeteneğiyle karşılaşmayı kazanmamızı sağlayan Furkan Soyalp’in yedek tutulmasına ve takıma hiç katkı sunamayan Quentin kadar süre alamamasına getirmek istiyorum. Sizce Furkan oyunda Quentin kadar süre alsa takıma katkısı ne olurdu? Galatasaray karşılaşmasında orta alandan attığı golü de anımsayın lütfen, böyle yetenekli ve olumlu enerjisiyle daha fazla oynatılarak yararlanılması gereken bir oyuncu olduğu kanındayım Furkan’ın.

Selçuk hoca ve ekibinin diğer bir yanlışları da Oğün Özçiçek, aynı Furkan olayında olduğu gibi Quentin yerine Oğün oynatılabilir ve verim de alınır, Beşiktaş karşılaşmasında olduğu gibi, Beşiktaş karşılaşmasında sakatlığı nedeniyle Quentin’i oynatamayan teknik ekibimiz Oğün’ü oynatmışlar ve orta alanda üstünlük kurarak kazanmamızı sağlamışlardı.

Kısaca Selçuk hoca ve ekibi Quentin yerine Furkan ve Oğün’ü kullanarak hem oyunu güzelleştirmeliler hem de kazanmamızı sağlamalılar.

Eyüp karşılaşmasında teknik ekibin yanlışlarına rağmen takım çok iyi savaştı ve karşılaşmayı kazandılar, yanlışlarına rağmen bu kazanma hırsını ve savaşmayı güdüleyen teknik ekibimizi kutluyorum. Eyüp karşılaşmasında takımın kazanmasında Boateng’in fırsatçılığına ayrıca değinmek ve bu oyuncuyu kutlamak gerektiğini de vurgulamak gerekir; bu oyuncunun golü kokladığını önceki yazımda vurgulamıştım, aynı Furkan ve Oğün gibi daha fazla süreyle oynatılması gereken bir oyuncu olduğunu yeniden vurgulamak istiyorum.

Eyüp karşılaşmasın da unutulması gereken diğer bir olgu da Okareke’nin attığı goldeki vuruş tekniğidir,  bu vuruşu her oyuncu yapamaz, bu vuruşu oyuncular deneyebilseler çok daha fazla sayıda gol atabilirler, bu vuruş tipik bir ayakla yapılan DIŞ ÜST VURUŞ tekniğidir, ayağın dış üst vuruşuyla yapılan etkili ver sert bir vuruş tekniğidir, Okareke’yi kutlar ve arkasını bekleriz.

Yukarıda anlatmaya çalıştığım üzere; Trabzon, Eyüp ve Beşiktaş karşılaşmalarında takım aynı düzen ve hırsla oynatıldı, Eyüp ve Beşiktaş karşılaşmalarını kazandık ama Trabzon’a yenildik, Eyüp ve Beşiktaş karşılaşmalarında kazanmamızı sağlayan bazı oyuncularımızın sıra dışı yeteneği ve davranışları olduğu kanısındayım, teknik ekibin kurduğu oyun düzeni değildi kazanmamızı sağlayan.

Bu değerlendirmelerden sonra gelelim Konya yenilgisini irdelemeye;  Konya karşılaşmasına da yine 4-5-1 düzeniyle çıkılmıştı, Selçuk hoca ve ekibi yine sakatlıktan çıkan Quentin ile oyuna başlamışlardı, üst üste kazandığımız için Konya çekiniyordu bizim takımdan, çekindikleri için savunmada açık vermeden bastırıyorlardı, gol fırsatları da buluyorlardı, ama Burak Bozan onlara yol vermiyordu. Burak rakibe gol fırsatı vermiyordu ama biz de pek gol fırsatı bulamıyorduk. İlk yarı boyunca böyle boğuşup durduk, üstelik oyun bizim yarı alanımızda geçiyordu, yani rakip bastırıyordu biz savunuyorduk.

 Rakip ısrarla bizim sağ kanadımızdan bastırıyordu, sağ kanadımızda sağ bek olmadığını biliyorlardı, sağ bek olarak Romanya ulusal takımının sağ açığı Sorescu oynatılıyordu, daha önceki karşılaşmalarda bu oyuncunun savunmada yetersiz kaldığını görüldüğü halde neden sağ bek oynatılma yanlışı yapılıyor bilemiyorum, anlayan varsa yazsın lütfen.

İkinci yarıya başlanırken Selçuk hoca ve ekibi yanlışlarının birini gördüler ve Quentin’i oyundan çıkardılar, Quentin’i n çıkarılması doğruydu ama yerine yine bir orta alan oyuncusu alınmalıydı, orta alan güçlendirilmeliydi; çünkü orta alanda Quentin yeterszdi, Maxim de sıkı savunma nedeniyle etkisiz kalıyordu, ikinci yarıya başlanırken Quentin’in yerine Oğün,  Maxim’in yerine de Furkan oyuna alınmalıydı, böylelikle orta alanda üstünlük kurmalıydık.

İkinci yarıya başlarken golcü Boateng’in alınması doğruydu, ancak Boateng oyuna alınırken etklli olamayan diğer bir oyuncumuz olan Lungoyi çıkarılmalıydı. Yapılan oyuncu değişimleri yanlış olmuştu, orta alan zayıflatılmıştı, çok geçmeden rakip de golü bulmuştu. Konya golü bulduktan sonra bizim teknik ekibimiz oyuncu değişiminde daha da kötü oyuncu değişimlerine başladılar; Lungoyi’yi çıkarıp hiçbir şey üretemeyen Halil’i oyuna aldılar, oysa oyunda üstünlük için Lungoyi’nin yerine bir orta alan oyuncusu alınmalıydı.  Orta alanda sorun oluşmaya başlayınca sonra Maxim ile Oğün değişimi yapıldı, bu değişim doğruydu, sonra Husic ile Emre değişimi yapıldı, bu değişimde savunmamızı zayıflattı, Husic oyunda kalmalıydı, Emre oyuna Lungoyi’nin yerine alınmalıydı. En sonunda savunmadan Bruno Viana çıkarılarak Kenan Kodro  oyuna alındı, sanki fazla forvetle oynayınca gol bulma şansı artacak.

Sonuç olarak Konya karşılaşması baştan sona Selçuk hoca ve ekibinin yanlışlarıyla yenildiğimiz bir karşılaşma oldu. Oysa aynı karşılaşmaya 3-5-2 kurgusuyla savunmada soldan sağa Husic-Arda- Viana olacak biçimde, orta alanda Maxi-Badou-Kozlowski, sol tarafta Emre ve sağ tarafta Sorescu olacak biçimde ve ileride de Boateng ile Okareke çift forvet olacak biçimde takım kurgulansaydı sonucun bizden yana daha iyi olacağı kanısındayım.

Göztepe karşılaşmasında bu yanlışların yapılmamasını dileyerek başarılar diliyorum.